Moda perakendecisi Boden ekibi, son beş yıldır yalnızca bir giyim markası olarak değil, aynı zamanda yenilikçi kimlikleriyle de büyümelerini sağlayan kültürel ve teknolojik bir dönüşümün öncülüğünü yapıyor. Bu sırada World of Books da kısmen genişleme ve satın almalarla desteklenen dijital dönüşüm yolculuğunu sürdürüyor.
Shopify, hızla dönüşen ticaret dünyasında değişimi yönetmeye dair görüşlerini ve tavsiyelerini konuşmak üzere her iki şirketin liderleriyle bir araya geldi. Röportajda paylaştıkları arasından öne çıkan üç ipucunu yazımızda bulabilirsiniz. Daha fazlasını keşfetmek için videonun tamamını izleyin.
1. Değişime yol açan itici güçleri anlayın ve önceliklendirin
Boden'da Ürün Yönetimi ve Deneyiminden Sorumlu Kıdemli Müdür Ana Machado da Silva'ya göre değişim, müşteriler, pazar dinamikleri ve kurum içi kültür olmak üzere üç temel alana ayrılabilir.
Ana, “Müşterilerimiz sürekli değişiyor” diyor. “Onlara uyum sağlamamız gerekiyor. Bir de özellikle moda dünyası söz konusu olduğunda sürekli değişen bir pazar ile işyerinden farklı beklentileri olan farklı kuşaklara ait çalışanlarımız var. Yönetmemiz gereken işte bu üç unsur.”
World of Books'ta Ürün Müdürü olarak görev yapan David Magee ise değişim konusunda atılacak en önemli ilk adımlardan birinin net bir önceliklendirme yapmak olduğunu ekliyor. Şirketi yakın zamanda ABD’deki bir rakibini satın alan David, şunları söylüyor: “Keşfedilecek ya da peşinden gidilecek binlerce heyecan verici şey var. Zaman zaman aynı anda çok fazla fırsatın peşinden gitmek istiyoruz. Bu yüzden bizim için önceliklendirme, yani hedefleri netleştirmek ve bunları düzenli olarak ekiplerimize aktarmak kritik önem taşıyor.”
Bununla birlikte David, önceliklendirme yaparken müşteri odaklı olmanın da önemli olduğunu vurguluyor: “Değişimi şirket içi ihtiyaçlar açısından değerlendirmeye çok fazla zaman ayırabiliyoruz. Peki, müşteriyi düşünce sürecimizin merkezinde nasıl tutabiliriz? [...] Bizim açımızdan en büyük zorluklardan biri buydu: düşünce yapımızı genişletmek ve en baştan bunu neden yaptığımızı gerçekten anlamak. Sonuçta amacımız, müşteriye gerçekten iyi bir etkileşim ve harika bir deneyim sunmak.” diyor.
2. Test ve öğrenme yoluyla çevikliği arttırın
Hem Ana hem David, kendi markalarında dijital dönüşümü yönlendirmede doğrudan rol aldı. Bu noktada, hızlı testlerle yatırım getirisini güçlendirmeye odaklanmak kritik oldu.
David'in de belirttiği gibi, dönüşüm projelerinde işletmeleri destekleyen bir ekosistem sunan Shopify, değişimi, deneyi ve yinelemeyi günlük işlere dahil eden daha çevik ve rekabetçi bir kültüre geçiş yapmayı kolaylaştırıyor. Her şey test etmeye, performansı takip etmeye ve ardından çıkarılan dersleri işletme genelinde uygulamaya göre şekilleniyor.
David, ekibinin mevcut yaklaşımını şöyle açıklıyor: “Fikirleri bir araya getiriyoruz ve bu çerçevede hipotezler geliştiriyoruz, sonra test edip öğreniyor ve aldığımız kararlarda veri odaklı hareket ediyoruz.” diyor. Shopify platformu burada önem kazanıyor. “Bence Shopify'da test edebileceğimiz az kodlu ya da kodsuz bu kadar çok uygulamanın olması, müşterilerimiz için neler yapabileceğimizi anlamamızı gerçekten kolaylaştırıyor.” diyor.
“Test edip öğrendiğiniz ve müşterilerinizi anlamaya çalıştığınız hızlı tempolu ve yinelemeli bir ürün geliştirme kültürüne sahip olmak çok önemli”
David Magee, World of Books Ürün Müdürü
Ana ve Boden ekibi için de Shopify, farklı departmanlardaki ekiplerin içgörüler toplayabildiği, öğrenebildiği ve yeni fikirleri hızla test edebildiği bir ekosistem işlevi görüyor.
Hızlı ve bilinçli karar alma etkili değişim yönetimi açısından çok önemli ve Boden söz konusu olduğunda şimdiden belirgin bir etki yaratıyor. Artık farklı ekiplerde bir A/B testi kültürü “yerleşmiş” durumda. Ana, Shopify ekosisteminin bu değişimi yönlendirdiğini ve kendisine çok vakit kazandırdığını belirtiyor: “Bu eklentilerin ya da uygulamaların birçoğunda ücretsiz deneme sürümü var. Bu sayede, taahhütte bulunmadan denemeler yapabiliyorsunuz.” diyor ve böylelikle uygulamanın getireceği değeri hızla kanıtlayabiliyor. Bu durumun, Shopify'ı kullanmaya başlamadan önce “bir iş planı ya da uygulanabilirlik raporu oluşturmaya çalışarak harcadığı saatler” ile taban tabana zıt olduğunu belirtiyor.
3. Psikolojik güven kültürü oluşturun
Etkili değişim yönetimi, liderlerin ekiplerini psikolojik güven kültürüyle güçlendirmesini gerektirir. Psikolojik güven kültürü, ekiplerin hata yapma endişesi taşımadan yeni çözümler keşfetmesini ve mevcut düzenden uzaklaşmasını sağlar.
David'in açıkladığı gibi, bir marka test etmenin ve hızlı yinelemenin meyvelerini toplamak istiyorsa böyle bir ortam oluşturmak şarttır. “Psikolojik güven kültürü oluşturmak, World of Books'ta yapmamız gereken en önemli değişikliklerden biri oldu.” diyor ve “Başlangıçta ‘ilk seferde doğru’ diye bir ilkemiz vardı. Oysa bu, test etme ve öğrenme yaklaşımının tam tersiydi.” diye ekliyor.
İnsanların başarısızlıktan korkmaması, liderlerin hataların sorumluluğunu üstlenmesi ve böylece herkesin hataları bir öğrenme fırsatı olarak görmesini sağlamak kritik önem taşıyor. David “Ekibiniz, arkalarında olduğunuzu ve başarısızlıkların öğrenme fırsatı olduğunu bilirse, insanların proaktif olduğu, değişime yatırım yapmaya, yeni şeyler denemeye ve yenilik yapmaya istekli olduğu bir kültür geliştirmeniz kolaylaşır.” diyerek sözlerini tamamlıyor.
Ana, insanların fikirlerini özgürce paylaşıp tartıştığı bir ortam yaratmanın da liderlere düştüğünü ekliyor. Boden'da teknoloji, ürün ve iş uzmanlarını bir araya getirdiklerinde olanları şöyle anlatıyor: “Bir toplantı yapıyoruz diyelim. Biri bir fikir paylaşır ve başka biri onun üstüne bir şey ekler. Ardından biri fikrin işe yaramayacağını söyler ve biz de sonrakine geçeriz. [...] Bir süre sonra fikirleri ortaya atmak normalleşiyor ve fikir doğru olmasa bile kimse aldırmıyor çünkü önemli olan sadece fikirler.”
Sonuç olarak bu yaklaşım, Ana ile Boden ekibinin harika çözümler bulmasını sağlıyor. Üstelik pek doğru olmayan bir fikir yüzünden “kimse kendini kötü hissetmiyor.”
“İnsanların kendilerini güvende hissetmesi ve birbirlerine güvenmesi çok önemli. Farklı fikirleri teşvik ediyor, insanların farklı bakış açılarını ifade etmesine olanak tanıyoruz. Fırsat gördüğümüz yerlerde, neyin işe yaradığını görmek için küçük denemeler yapıyoruz.”
Ana Machado da Silva, Boden'da Ürün Yönetimi ve Deneyiminden Sorumlu Kıdemli Müdür
Değişimi kucaklamadan yenilikleri gerçekleştiremezsiniz
Değişimin zorlu olabileceği kesin. Ancak değişim, aynı zamanda ilerlemenin de bir parçası. Sürekli dönüşüm olmadan işletmeler rakiplerinin gerisinde kalma, müşterileri hayal kırıklığına uğratma ve çalışanları mutsuz etme riskiyle karşılaşır. Bununla birlikte, yanlış bir stratejiyle değişim yapmaya çalışmak, karmaşık ve maliyetli bir sürece dönüşebilir.
Bu gerçeklerin farkında olan World of Books ve Boden gibi işletmeler, yeniliği teşvik eden süreçler ve kültürler oluşturmaya yönelik adımlar attı. Bunun sonucunda her iki işletme de çevikliğini arttırıyor, çalışanlarını yenilik yapmaları için teşvik ediyor ve sürekli değişen dünyamızda olağanüstü müşteri deneyimleri yaratıyor.

